Hamlet ile Hitler
----Hamlet'in bir türlü öldüremediği amcası aslında Hitler'miş----
"Tarih hikayeleştirilirken, hikaye tarihselleştirilir. Gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan bütün anlatılar yalanlarla zenginleşir. Bütün anılar, anlatıya dökülen bütün tarihler kurgusaldır." (sf. 231)
"Aslında hayat kimseye yetmez. Kendinizi kandırmayın. Öyle olsaydı, hayatın size kahramanlar aracılığıyla söyleyecekleri ile bu kadar çok ilgilenmezdiniz." (sf. 235)
"Sizin gözünüzü korkutan, kahramanların aynı zamanda bir çeşit kurban olması. İstemediğiniz bu aslında, yoksa kahraman olmanın kendisi değil." (sf. 236)
"Sosyal maskemiz kendimizin bir lehçesidir. Bunu anladığımızda kendimiz için bile imkansız oluruz." (sf. 261)
türk edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mart 2012 Salı
YEDİ KAPILI KIRK ODA [Alıntı #18]
Etiketler:
alıntı,
alıntılamak,
alıntılar,
çağdaş türk edebiyatı,
edebiyat,
kırk oda,
Murathan Mungan,
türk edebiyatı,
yedi kapılı kırk oda
13 Aralık 2011 Salı
Kırk Oda [Alıntı #17]
Makas
"Bazı şeyleri ötekilere/onlara anlatmak güçtür. anlamaya hazırdırlar. Anlamak isterler. anlamaya çalışırlar. Fakat asıl zor olanın, sizin için güç olanın, bu anlatma çabası olduğunu anlamazlar." (58)
"Hayatımda bir şeyler değişsin istiyorum. Sürekli bir şeyler değişsin. Sonra da çok korkuyorum. Her şey değişecek diye korkuyorum." (59)
"Hiç önemsemiyormuş gibi gözüküp, deliler gibi önemsiyordum. Bu da benim ikilemimdi." (66)
"Evet, onlardan (insanlardan) gizlice nefret ediyordum. nefretimi aşırı nezaketimle örtüyor, onlara hep anlayışlı ve yakın davranmaya özen gösteriyordum. (...) onları hor görüyordum, küçümsüyordum, yaşamlarında bir büyük eksiklik, bir boşluk varmış gibi geliyordu." (69)
"Her şeyi anlıyor, herkesi tanıyor, her sorunu kavrıyor, yani kavraya anlaya yaşlanıyordum. Anlamak yorgunuydum. Bu yüzden kimseye kızamıyordum. Kimseden doya doya nefret edemiyordum. Kimseye ağız dolusu küfredemiyordum, kimseye deliler gibi öfkelenemiyordum." (71)
Hedda Gable Diye Bir Kadın
"Hiçbir şeyi sahiden yaşayamıyorum. sevinemiyorum, sevemiyorum. Bütün duyarlılıklarım sahte, düşünülmüş, tasarlanmış, bütün inceliklerimin etkisi ve sonuçları hesaplanmış. Bütün duyarlı yanlarımın çürüdüğünü duyumsuyorum. Sanki gövdemin bir parçası usul usul çürüyor. Karşı çıktığım bir dünyanın parçası oluyorum. (...) acı çekmeyi kuruyorum, sevmeyi, aşık olmayı, dost, arkadaş olmayı kuruyorum. Sonra kurduklarımı yaşıyorum, kurduklarıma insanları inandırmak istiyorum.inanmadıkları zaman deliriyorum, suçluyorum, suçlanıyorum." (95-96)
Murathan MUNGAN
Kırk Oda
"Bazı şeyleri ötekilere/onlara anlatmak güçtür. anlamaya hazırdırlar. Anlamak isterler. anlamaya çalışırlar. Fakat asıl zor olanın, sizin için güç olanın, bu anlatma çabası olduğunu anlamazlar." (58)
"Hayatımda bir şeyler değişsin istiyorum. Sürekli bir şeyler değişsin. Sonra da çok korkuyorum. Her şey değişecek diye korkuyorum." (59)
"Hiç önemsemiyormuş gibi gözüküp, deliler gibi önemsiyordum. Bu da benim ikilemimdi." (66)
"Evet, onlardan (insanlardan) gizlice nefret ediyordum. nefretimi aşırı nezaketimle örtüyor, onlara hep anlayışlı ve yakın davranmaya özen gösteriyordum. (...) onları hor görüyordum, küçümsüyordum, yaşamlarında bir büyük eksiklik, bir boşluk varmış gibi geliyordu." (69)
"Her şeyi anlıyor, herkesi tanıyor, her sorunu kavrıyor, yani kavraya anlaya yaşlanıyordum. Anlamak yorgunuydum. Bu yüzden kimseye kızamıyordum. Kimseden doya doya nefret edemiyordum. Kimseye ağız dolusu küfredemiyordum, kimseye deliler gibi öfkelenemiyordum." (71)
Hedda Gable Diye Bir Kadın
"Hiçbir şeyi sahiden yaşayamıyorum. sevinemiyorum, sevemiyorum. Bütün duyarlılıklarım sahte, düşünülmüş, tasarlanmış, bütün inceliklerimin etkisi ve sonuçları hesaplanmış. Bütün duyarlı yanlarımın çürüdüğünü duyumsuyorum. Sanki gövdemin bir parçası usul usul çürüyor. Karşı çıktığım bir dünyanın parçası oluyorum. (...) acı çekmeyi kuruyorum, sevmeyi, aşık olmayı, dost, arkadaş olmayı kuruyorum. Sonra kurduklarımı yaşıyorum, kurduklarıma insanları inandırmak istiyorum.inanmadıkları zaman deliriyorum, suçluyorum, suçlanıyorum." (95-96)
Murathan MUNGAN
Kırk Oda
Etiketler:
alıntı,
amerikan edebiyatı,
Kırık Oda,
kısa öykü,
Murathan Mungan,
öykü,
türk edebiyatı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)